LuCiFeR
29 Aralık 2007 Cumartesi
aşılar hakkında kısa bilgiler
Aşılar, birçok köpeğin yakalanması muhtemel olan bulaşıcı ve öldürücü hastalıkların önlenmesinde oldukça etkilidir.Ancak nadiren de olsa aşılanan bazı köpekler yeterince bağışıklık yaratamaz ve hastalığa yakalanabilir.Unutulmamalıdır ki, bazı durumlarda bağışıklık oluşumu olumsuz yönde etkilense de, iyi aşılanmış köpeklerde hastalık belirtileri görülmemektedir.Dolayısıyla aşılama, köpeklerin koruyucu sağlık programının çok önemli bir parçasıdır.
Aşılama riskli midir?
Birçok köpek aşılamaya olumlu cevap vermesine rağmen, her tıbbi preparatta olduğu gibi aşılamada bazı riskler taşımaktadır.En yaygın görülen yan etkiler; hafif ve kısa süreli ateş, uyuşukluk ve iştahsızlıktır.Aşı yapılan bölgede geçici ağrı ya da belirsiz şişlikler oluşabilir.Sürekli kusma ya da ishal, tüm vucudun kaşınması, nefes almada güçlük, ayakta duramama, yüz ve bacaklardaki şişme gibi belirtiler görüldüğünde acilen veteriner hekiminize haber vermeniz gerekmektedir.Bu işaretler allerjik bir reaksiyonun olduğuna işarettir.Nadirende olsa ölümle sonuçlanabilir.Aşolamanın risksiz olmayacağını hatırlatırken, aşılamanın yapılmaması durumunda köpeğinizi koruyabileceğiniz ölümcül hastalıklara karşı savunmasız bırakabileceğinizi de unutmamalısınız.
Neden köpek yavrularına bir dizi aşı yapılıyor?
Yeni doğan köpek yavruları, bir çok hstalık etkenine karşı oldukça duyarlıdır.Anne sütünden aldıkları doğal bağışıklık biz buna collostrum diyoruz kısa bir süre onları hastalıklara karşı korur; ancak bu bağışıklık seviyesi bir müddet sonra onları hastalıklardan koruyamayacak kadardüşük seviyelere iner.İşte minik köpeklerin hastalıklara karşı korunamadığı bu boşluk dönemini minimize etmek amacı ile, yaşamlarının bir kaç ayında köpeklere 3-4 hafta ara ile bir dizi aşılama gerçekleştirilir.Birçok köpek, programlarındaki son aşılarını 12 yada 16 haftalıkken olurlar.
Köpeğim hangi aşıları olmalı?
Veteriner hekiminizle köpeğinizin yaşam stilini, diğer hayvanlarla yaklaşma sıklığını ve başka coğrafi bölgelere yolculuk edip etmeyeceği gibi faktörleri konuşunuz.Çünkü bu faktörler köpeğinizin hastalıklara karşı ne kadar risk taşıdığını ortaya koyar.Tüm köpeklerin tüm etkenlere karşı aşılanması gerekmez.Yanlız her köpeğe temel aşı diye nitelendirilen aşıların yapılması önerilmektedir.Temel olmayan aşılar ise sadece ihtiyacı olduğu düşünülen köpeklere yapılmalıdır.Veteriner hekiminiz sizin köpeğinizin özelliklerini ve hastalık kapma riskini göz önüne alıp, ona spesifik bir aşı programı uygulayacaktır.
NOT:Lütfen veteriner hekiminizin tavsiye ettiği aşılama programına ciddi şekilde uyunuz.
Etiketler: değerli bilgiler
TAMER DODURKA'YLA KISA BİR SOHBET
O bir köpektir, insan değil
Öncelikle bize köpek psikolojisinden bahseder misiniz?
Köpek evcilleşen ilk hayvan olup arkeolojik bulgulara göre en az 14 bin yıl insanlarla birlikte yaşamaktadır. Vahşi kurtların evcil torunları olan bu hayvanlar insanla birlikte olabilmek vahşi yaşama için gerekli olan birçok içgüdüsel dürtülerini bir kenara bırakmak zorunda kalmışlardır. Evcilleşme sürecinde 14 bin yıl çok uzun bir süre sayılmaz. Bu süreç boyunca köpeğin çevresel yaşam koşulları o kadar hızlı gelişmiştir ki, hayvanın iç dinamikleri bu değişime tam uyum sağlayamamıştır. Böylece içsel yapı ile çevresel koşullar arasındaki bu farklılık köpekte içsel çelişkilerin en önemli nedeni olmuştur. Bu içsel çelişkiler strese, stres ise agresyon, depresyon ya da endişe gibi birtakım psikolojik tepkilere yol açar. Köpek insana en yakın canlı olması nedeniyle, psikolojisi, yakın çevresini oluşturan insandan en fazla etkilenen canlıdır. Dolayısıyla en sık davranış bozukluğu sergileyen evcil hayvan türü köpektir. Bizim en yakın dostumuzu bu sorunlardan uzak tutmak için psikolojisi hakkında bilgi sahibi olmak insani bir sorumluluktur.
Hayvan sahipleri sizce onların psikolojik durumları ile ilgili duyarlılığı gösteriyor mu?
Hayvan sahipleri köpekleri ile ya da kedileri ile iletişim kurabiliyorsa elbette onun sorunu olduğunu, mutsuz olduğunu fark edebilir. Ama önemli olan hayvan sahiplerinin bu bilince ulaşmasıdır. Bu bilince ve duyarlılığa sahip olan hayvan sahipleri bundan rahatsız olup elbette veteriner hekime gidiyor. Ama bunu başarabilen hayvan sahipleri çok fazla değil. Bu duyarlılığa sahip olabilmek için hayvan sahiplerinin şunu bilmesi gerekiyor; o bir köpektir, insan değildir. Olaylara onun gözüyle bakabilmek gerekir. Onun gözüyle bakarsak onun psikolojik tavrını çözebiliriz. Ama çoğu hayvan sahibi maalesef olaylara onun gözüyle bakmayı pek beceremiyor.Peki, hayvan psikolojisi insan psikolojisi kadar karışık mı?
Hayır, değil çünkü hayvanların gerek fiziksel gerek ruhsal yapısı genel olarak insan kadar gelişmiş değil. Köpeğin psikolojik yapısını etkileyen çevresel faktörler de insanın ki kadar çok fazla değil. Aslında psikolojik yapıları bu kadar sade olsa da onları anlayamamak bizim yetersizliğimizdir. Bu konuda zorlanıyoruz çünkü onları kendi ölçütlerimizle anlamaya çalışıyoruz. Köpekleri kendimizin değil, onların bakış açısıyla değerlendirebilsek çok kurallı ve oldukça düzgün bir psikolojik yapıya sahip olduğunu görebiliriz. İçlerindeki çatışmaları önlemenin çok zor olmadığını fark edebiliriz.
O zaman bir köpek ile birlikte yaşamak için, onu anlamak için belli bir bilinç ve eğitime sahip olmamız gerekiyor, yanılıyor muyum?
Bir cep telefonu kullanırken bile bazı şeyleri bilmemiz gerekiyor. Ki köpekler son derece gelişmiş, sosyal ve akıllı canlılardır. Köpeğin doğduktan sonraki 3. ve 12. haftalar arasındaki dönem yaşamsal öneme sahiptir. Sosyalizasyon dönemi dediğimiz bu dönemde köpeğin davranış yapısı yaşadığı ortama uyum sağlamak amacıyla biçimlenir. Köpeğin ilerdeki yaşamını belirleyen bu dönem çok kısa olduğu için daha köpek alınmadan bu dönemin nasıl değerlendirileceği planlanmalıdır. Yani köpek bakımı ile ilgili bilgileri daha köpek sahibi olmadan önce edinmemiz gerekiyor.
Ya edinmezsek, aksi takdirde ne olur?
Aksi takdirde ne olur onu da söyleyeyim. İnsanlardan, gürültüden,arabalardan, başka hayvanlardan korkan, bu korku nedeniyle kendisinden büyük köpeklere bile çok agresif bir şekilde havlayan, bir türlü sakinleşmeyen, heyecanlı köpekler olur. Kısacası yeterli bilinç olmaması nedeniyle sosyalizasyon dönemi sahipleri tarafından yeterince değerlendirmeyen köpeklerin yaşamı hem kendisi hem de çevresi için çekilmez hale gelebilir.
Köpeklerde endişe, korku ve strese dikkat
Köpeklerdeki hangi davranış bozukluklar psikolojik problem olarak kabul edilir?
İnsanların hoşuna gitmeyen bir çok davranış köpek için son derece normal olabilir. Örneğin havlama önemli bir iletişim aracıdır ama aşırı olduğu takdirde sahipleri ve çevresini rahatsız edebilir. Territoryal agresyon dediğimiz, bekçilik saldırganlığı köpeklerde sık rastladığımız ancak hem onun için hem de bekçilik görevinin yerine getirilmesi için gerekli bir davranıştır. Ancak, davranış ne kadar doğal olursa olsun kendisi ve çevresi için zararlı olmaya başlamışsa bu bir sorundur ve düzeltilmesi gerekir. Örneğin, geniş alanlarda yaşayan köpeğin toprağı eşelemesi kimseyi rahatsız etmez ama aynı köpeği çiçeklerle dolu ufak bir bahçeye alırsak toprağı kazması kabul edilecek bir davranış olmaktan çıkacaktır. Bunları istenmeyen davranışlar kategorisine alabiliriz ama stres, endişe, korku vb. tarzındaki bireye zarar veren psikolojik tepkiler tam anlamıyla psikolojik sorundurlar.
Sizin anlattığınız durumla ilgili üyelerimizden birinin yönelttiği bir soru var. 2.5 yaşında Chihuahua cinsi bir köpek ve son 3 aydır olur olmadık herşeye havlıyormuş. �Uyarılar sonucunda bu havlamalar küçük mırıltılara dönüyor. Bunun sebebi ne olabilir� diye soruyor üyemiz. Sizce bu bir psikolojik sorun olabilir mi?
Havlama köpekler için son derece önemli ve doğal bir tepkidir. Ama uzun süredir havlamayan bir hayvan, çeşitli sinyaller alıp havlıyorsa o sinyallere bakmamız gerekiyor. Bu sinyaller çevreden mi yoksa köpekte çelişkiler doğuran içsel bir nedenden mi kaynaklandığını bilmemiz gerekiyor. Yani bunun psikolojik bir sorun olup olmadığını anlamamız için havlamayı doğuran sebepleri bulmak gerekiyor. Ama köpek hiç bir sinyal olmaksızın, sebepsiz yere havlıyorsa aynı insanların nara atmaları gibi , bağırıp çağırmaları gibi bir bozukluksa bu psikolojik bir tepki olabilir. Belirttiğiniz örnekteki köpek, sahibinin uyarılarıyla susuyorsa olasılıkla bir uyaran nedeniyle havlama davranışı dürtüleniyor ama sahibini de kıramadığı için içindeki o havlama dürtüsünü bastırmak zorunda kalıyordur. Bunun psikolojik bir sorun olup olmadığı ancak yapılacak tetkiklerle anlaşılır.
Hemen başka bir üyemizin sorusuna geçmek istiyorum. Evde bazen aile bireyleri arasında şiddetli tartışmalar oldugu zamanlarda köpeğimiz bundan çok etkileniyor,sürekli havlıyor, kasılıyor. Acaba bu krizlerin nedeni psikolojik olabilir mi?
Evdeki olaylar köpekleri etkiler. Kargaşaya, huzursuzluğa onların dünyasında yer yok. Bu tür kargaşalar onun kafasını çok karıştırır ve hayvan, bu olanları kafasında bir yere oturtamaz. Bazı köpekler bu tarz durumlara daha hassastır ve daha sert tepkiler verebilirler. Hatta sinir krizi bile geçirebilirler.
Peki, merak ettiğim bir şey var yine köpeklerin ruh sağlığı ile ilgili. Bir köpek şizofren olabilir mi? Ya da herhangi bir akıl hastalığı geçirebilir mi?
İnsanlarda görülen psikiyatrik bozuklukların önemli bir bölümü köpeklerde de görülür. Psikopatik kişilik bozuklukları, takıntı, korku, anksiyete bozuklukları, depresyon gibi gibi rahatsızlıklar köpeklerde gözükebilir. Ama şizofren gibi kalıtımla da ilgisi olabilen bazı hastalıkların köpeklerdeki varlığı tartışmalıdır.
Duyarsızlaştırma tedavisi
Hazır depresyon demişken soralım. Köpekler neden depresyona girer?
Hayvanın iç ortamı yaşadığı dış ortamla çelişkiye düştüğü durumlarda bu çelişkiyi aşamıyorsa yapacağı tek şey kendine kapanmasıdır. Çünkü dış ortamla mücadele edememektedir. Bundan kurtulmak için kendi kabına sığınacaktır, depresyon onun için kurtuluş ve bir savunma tepkisi olacaktır. Tabii ki bunun tedavisi için o çelişkiyi doğuran faktörü bulup ortadan kaldırma ya da hayvanı o faktöre duyarsızlaştırmak gerekecektir. Diyelim ki hayvanı korkutup neticede depresyona iten bir başka hayvan var. Bu durumda yapacağımız iki şey var. Birincisi ya o hayvanı başka bir yere alacağız ya da köpeğimizi bu hayvana karşı duyarsızlaştıracağız. Bu amaçla genel psikoloji yöntemlerini kullanabiliriz.Peki, duyarsızlaştırma tedavisi nedir?
En önemli tedavi yöntemlerinden biri olduğunu söyleyebilirim. Örneğin hayvan gürültüden korkuyordur. Yapmamız gereken o gürültü anında hayvanı teskin edecek sözler söylemek bile bu duyarsızlaştırma tedavisine örnek olabilir. Hayvanı teskin edip onunla iletişime geçersek hayvan korkulacak bir şey olmadığını sahibi tarafından teskin edilerek öğrenir. Ama aslında bu söylediğim gibi basit değil, özel bir tedavi yöntemidir. Mesela bu uygulamalar zamanında yapılmazsa , örneğin hayvan korktuktan sonra yapılırsa bu korkunun hayvanda iyice yerleşmesine sebebiyet verir. Çünkü korktuktan sonra sevip onu teskin edersek korkuyu ödüllendirmiş dolayısıyla hayvanı korkuya koşullandırmış oluruz. Beyinde farlına varılmadan gelişen bu olaylar bize imkansız gibi gelebilir ama insanlarda bile bir çok ağrı, bayılma gibi olayların temelinde bu hatalı ödüllendirmeler olabilir.Tabii her olay için aynı tip duyarsızlaştırma tipi yoktur. Her durumda değişik tedavi yöntemleri dizayn edilir.
Biraz önce hayvanlarda depresyonu konuştuk hemen sormak istiyorum depresyon tedavisinde ilaç kullanıyor mu? Biz insanlarda bu tip vakalarda genelde serotonin salgılamamıza yardımcı ilaçlar verilir. Hayvanlar da durum nedir?
Evet, aynen söylediğiniz gibi biz insanlar da nasıl serotonin düzeyini artıran ilaçlar kullanıyorsa hayvanlarda da yine aynı ilaçlar kullanılır. Çünkü metabolizma aynıdır. Hatta tedavi sürelerinin, tedavi sonuçlarının hatta yan etkilerin bile aynı olduğunu görmekteyiz.
Yalnızlık endişesi psikolojik rahatsızlıktır
Üyelerimizin sorduğu sorulara geçelim. Bu biraz genel bir sorun, bizim forum sayfalarında kemirme ilgili bir çok soru görüyordum. Üyemizinde sorusu özetle şu şekilde; �8,5 aylık dişi goldenım ile yaşadığım en büyük problem kemirme. Son 3 haftadır yalnız kaldığında duvar köşelerini ve süpürgelikleri kemirmeye başladı. Sorunu ne olabilir?�...
Bu bizim �yalnızlık endişesi� dediğimiz psikolojik rahatsızlık olabilir. Köpeklerin doğasında ne olursa olsun yalnızlık yoktur. Köpeği anlamamız için her zaman köpeğin kalıtımını ve gelmiş olduğu yerden kalan kalıtımsal davranışlarını incelememiz gerekiyor. Köpeklerin ataları olan kurtlar kolektif yaşar ve yalnız bırakılmazlar. Yalnızlık ve bilinmeyenler köpeği tedirgin eder. Böyle köpekler endişe halini gidermek için havlama, işeme, eşyalara zarar verme gibi istenmeyen davranışlar sergileyebilirler.
Köpeklerin doğasında yalnızlık yok dediniz. Peki köpekler hiç yalnız kalamazlar mı?
Kalırlar tabii ama nasıl... Özellikle sosyalizasyon döneminde onları yalnızlığa alıştırmak gerekiyor. Köpek yavaş yavaş yalnız bırakılmaya alıştırılır ve sonuçta kaldığı yerin güvenli olduğunu ve sahibinin mutlaka geri geleceğini öğrenmiş olur.
Peki, daha önce üyelerimizden gelen bir soruyu hatırladım, hemen sormak istiyorum. Tasmasız köpeğin psikolojisi farklı mı olur? Yani tasmalı iken yürüyüşe çıkardığımız köpeğimiz gayet uysalken, tasması çıkarıldığı anda sürekli etrafına havlıyorsa bu neyin işareti olabilir?
Bu tamamen bireysel bir olay, yani, tasmalı köpek psikolojisi ya da tasmasız köpek psikolojisi diye bir şey yoktur. Bu olayda, köpeğin yaptığı davranışın nedenini ortaya koymak gerekir ama sanırım şunu söylemek yanlış olmayacaktır. Tasmaya alışmış köpek birden tasmasız kalırsa davranışlarını kontrol edmeyebilir. Çünkü tasmalı köpek kontrolünü sahibine vermiştir. Böylece kendini ve sahibini güvende hisseder. Ama tasması çıktığı zaman bu güven kaybolur ve fobik reaksiyonlar başlayabilir. Hele ki tasmasız dolaşma da tecrübesizse yani küçükken tasmasız dolaşmaya alışmamışsa tepkileri daha sertleşebilir. Sahibi köpeğin cesaretinden dolayı havladığını zannedebilir, hatta ufacık köpekler kendinden büyük köpeklere bile havlayabilir ama bu bir korku havlamasıdır.
Dikkat! Stres, köpeğinizi hasta edebilir
Hemen köpeklerin psikolojik rahatsızlıklarına dönmek istiyorum. Biliyorsunuz insanlarda bir çok fiziksel rahatsızlık ve hastalıkların kaynağı olarak stres ya da duygusal sarsılmalar gösteriliyor. Hayvanlar içinde aynı şey söz konusu olabilir mi? Psikolojik sorunları olan bir köpeğin bu sorunu fiziksel bir hastalığa neden olabilir mi?
Elbette, stresin neden olduğu psikosomatik hastalıklar görülebilir. Bunun en belirgin örneği mide ülserleri, kalın bağırsak iltihaplarıdır. Hatta bu hastalıklara yakalanmış hayvanların kliniğe getirilirken bile diazem ile sakinleştirilip getirilmelerini istiyoruz ki ülser bir kanamaya yol açmasın.
Başka hangi hastalıklar var stres kaynaklı?
Bir kere stres bağışıklık düşürücü önemli bir etkendir. Stres esnasında bağışıklıktan sorumlu olan T hücreleri baskılanır ve direnç düşer, dolayısıyla hayvan her türlü enfeksiyona açık hale gelir. Sonrasında dolaşım sistemi etkilenirse kalp ve dolaşım hastalıklarına bağlı çeşitli hastalıklar görülebilir. Örneğin kan basıncı üzerine stres, korku vb. olayların önemli etkisi vardır. Yani kısaca stresin etki etmeyeceği tetikelmeyeceği hastalık yok gibi. Çünkü neticede vücutta ki bütün organları kontrol eden bir sinir sistemi var ve bu sistem etkilendiği zaman doğal olarak bütün organlarımız etkileniyor.
Aman dikkat diyoruz ve hemen üyelerimizden gelen sorulara dönüyoruz. Bir üyemiz gelin adayı bulunamadığından çiftleşemeyen bir köpeğin psikolojik sorunları olup olamayacağını sormuş...
Erkeklik hormonu olan testosteron erkeklerde bir yığın davranış bozukluğunun tetikleyicisidir. Bunların başında erkekler arası rekabet, gelir. İkincisi hakimiyet saldırganlığı ya da dominant agresyon dediğimiz davranış bozukluğudur. Ülkemiz de en fazla görülen davranış bozukluğu hakimiyet saldırganlığıdır. Problem, bu hormonun yeterli düzeye ulaştığı ergenlik çağında görülmeye başlanır. Hormonal sebepler davranış bozukluklarının önemli tetikleyicisidir.Ancak çiftleşen köpeklerde cinsiyet hormonlarının bu tür davranış bozukluklarını tetiklemeyeceği anlamı çıkmasın. Çiftleşse de çiftleşmese de hormonal sorunlar şekillenebilir. Ancak çiftleşmeyen ya da yeterli sayıda çiftleşmeyen köpeklerde eşyalara cinsel nesne gibi davranma, kendi kendini tatmin benzeri davranışlar daha sık görülür.
Peki, dişilere dönelim. Sorumuz kısırlaştırılmış bir köpeğin anne olmaması onun etkileyip etkilemeyeceğiyle ilgili.
Hiç bir şekilde etkilemez çünkü annelik köpeklerde bir iç güdüdür. Sadece o hormon etkisiyle vücutta oluşan değişiklikler, mesela memelere süt gelmesi, rahimin büyümesi bir takım değişimler olur o zaman bu dürtü bir uyarıdır. Bu iç güdüyü tetikleyen hormon olmadığı zaman köpek hiç bir zaman �ben anne olmadım� ya da �anne olamayacağım� gibi bir kaygı duymaz.
Köpeğiniz ya da kediniz endişe hallerinde kıl dökebilir
Bir çok hayvan sahibinin ortak sorunu kıl dökme. Bazı durumlarda damlalar, ilaçlar bile fayda etmiyor. Kıl dökme pskolojik olabilir mi?
Özellikle kedilerde endişe hallerinde görülebilir. Psikojenik kıl dökme dediğimiz bir hastalık var. Sadece stres nedeniyle oluşan kaşıntı sonrasında o bölge kaşınıyor ve o bölgede bir kıl dökümü meydana geliyor. Bazen veteriner kliniklerine girer girmez, kedinin endişe nedeniyle ciddi bir şekilde kıl döktüğünü izliyoruz.
Hazır siz kedilerden bahsetmişken soralım. Kedilerle köpekler bir arada nasıl yaşarlar?
Yaşar ama iki hayvanında mizacı çok önemli. Bu iki hayvanın aynı evde yaşayamasının en önemli sebebi birbirlerinin davranışlarını yanlış anlamalarıdır. Mesela köpeğin oyuncu davranışları kediler tarafından çok tolere edilen bir davranış değildir. Artı, köğek kedinin kaçmasını oyun olarak algılar ve onu kovalamaya başlar. Bu nedenle birbirlerini anlamadıkları ya da yanlış anladıkları için iletişim zorluğu vardır. Ama eğer sosyalizasyon dönemini birlikte geçirmişlerse birbirlerini daha iyi anlarlar. Kedilerle köpekler anlaşamazlar derler ama bu görüşü yıkan çok örnek gördük. Birbirlerini koruduklarını , birbirlerinin hastalıklarına üzüldüklerini gördük. Önemli olan mizaçları ve birbirlerini anlamaları.
Peki, psikolojik rahatsızlıklar en çok kediler demi yoksa köpekler de mi görülüyor?Köpekler de daha çok görülür. Çünkü kediler insanların etkilerinden daha bağımsız yaşarlar. Doğada da kediler daha güçlü olup yaşamları ve avlanmaları için grup kurma ihtiyacı duymazlar. Bu nedenle kimseye yaltaklık yapmazlar ve dolayısıyla kurdukları ilişkilerden fazlaca etkilenmezler. Ama ataları grup halinde yaşayıp birbirleriyle güçlü sosyal bağlar kuran köpekler sahibipleriyle çok fazla özdeşleşiyor, sahibinin mimiklerini kapacak kadar çok yakın bağlar kuruyor. Bu durum da köpekler sahiplerinin ve yakın çevresinin hatalı tutumlarından çok daha fazla etkileniyorlar.
Köpeği sadece eğitmen değil, sahibide eğitmelidir
Hemen bir üyemizin daha sorusuna geçmek istiyorum. Üyemizin merak ettiği şey şu; köpek eğitmenden mi yoksa sahibinden mi eğitim almalı?
Köpeği eğitebiliyorsa elbette sahibinden almalı. Ama şunu belirtmem lazım. Köpek eğitimi sadece 2 aylık 3 aylık bir süreç değildir. Köpek eğitimi köpeğin doğduğu andan başlar ve ölene kadar sürer. Bunu tabii ki hayvan sahibi yapacak, fakat, hayvan sahibinin bir takım şeyleri öğretmesi için bilgisi olmaz, zamanı olmaz işte bu durumda elbette bir eğitmenden yardım almalı. Ama köpeği bir yere bırakıp eğitilmesini istemek doğru bir tutum olamaz. Köpek sahibi mutlaka eğitimde bulunmalı ve önce kendisi eğitilmelidir.Yani, köpeği eğitmene teslim edip bir ay sonra almak mantıklı olamaz değil mi?
Aslında genel olarak yapılan bu uygulama çok sağlıklı olmayabilir. Eğitimin en ideali az önce belirttiğim gibi üçlü bir çalışma içerisinde olmasıdır. Yani, köpek sahibi, köpek ve eğitmen şeklinde. Köpeği eğitmenin gözetiminde sahibi eğitmelidir.
İtaat eğitimini en çabuk alan köpekler
�Üç aylık bir Husky�miz var ve hiç bir şekilde �hayır� komutunu dinlemiyor, ne yapabiliriz� diye bir soru gelmiş. 3 Ay biraz erken mi sizce bu tarz şikayetler için. Yani sonuçta hala bebek ve belki biraz şımarıklık yapmak istiyor.
Şimdi burada 2 durum var. Birincisi; evet, 3 ay biraz erken diyebiliriz bazı şeyleri öğretmek için. İkinci ise; husky itaat bakımından en kötü köpeklerden bir tanesidir. Yani bu hayvanımız maalesef ilerde de pek �hayır� komutunu dinlemeyecek gibi gözüküyor. Yine de imkansız gibi düşünülmesin ama böyle köpekleri eğitmek için çok daha fazla bilgi ve efor gerekiyor.
Peki, en iyi eğitimi hangi ırklar alıyor?
Eğitim bir çok alanda verildiği için itaat eğitimini baz alırsak Alman çoban, labrador, border collie üst sıralarda yer alıyor. Ama husky, chow chow, jack russel gibi ırklar bayağı alt sıralarda yer alıyor.Köpeklerde aşılama ilgili bir sorumuz var. Kaç yaşına kadar devam etmeli ve 10 yaşına gelmiş bir köpeğin hangi aşıları olması gerekir?
10 yaşına gelmiş bir köpeğin daha önce ki aşıları düzenli olarak yapılmışsa bundan sonra aşı olmasına gerek yok. Ama ben yine debu yaştaki köpeklere iki yılda bir kere karma aşı öneriyorum.
Veterinerlik fakültelerinde hayvan psikolojisinin yeri
Evet, Sevgili Prof. Dr. Tamer Dodurka ile söyleşimiz bitiyor, elimizde ki bütün soruları sorduk, hepsine en güvenli elden yanıtlarını aldık, çayımızı içtik, sohbetimizi ettik. Site dahilinde bütün üyeler ve hayvan severler olarak hayvan psikolojisinde tek uzmanın kendisi olduğunu biliyoruz. Ama merak ediyoruz ve soruyoruz...
Veterinerlik fakültelerinde psikoloji eğitimi ne durumda?
Bugün asistanım bana �bizim okulda neden hayvan psikolojisi eğitimi verilmiyor� diye sordu. Bu gerçekten çok önemli bir soru. Hayvan psikolojisi çok önemli, çünkü bir veteriner kliniğine gelen hayvan bir yığın korkuyla geliyor. İçeride duyduğu kokular bile orada korkulacak bir şeyler olduğunu hissettiriyor. Düşünün ki az önce buradan çıkan bir hayvanın korkmuş olduğu kokusunu bile hissedebiliyor. Ee durum böyle olunca biz bu hayvanı hemen ağzını bağlar masaya yatırırsak bu hayvan elbette buraya gelmek istemeyecek ve hep aynı korkuyu yaşayacak. Bu nedenle veteriner hekimin gerek hayvanın gerek hayvan sahibinin psikolojisini bilmesi gerekir. Bakın sadece hayvanın psikolojisini bilmek yetmez, çünkü hayvan sahibi de otaya geldiğinde psikolojik bir çöküntü yaşıyor. Belki orada düşüp bayılacak, belki depresyona girecek bir tarmva yaşayacak. Bu yüzden veteriner hekim bilgi sahibi olmak zorunda. Psikoloji eğitimi çok önemli ama kendisi hayvan sahibi olmayan bir veteriner hekimin sadece teorik derslerle kendisini yetiştirebilmesini çok zor görüyor bu nedenle her zaman öğrencilerime zaman geçirmeden hayvan sahibi olmalarını öneriyorum. Bu mümkün değilse birçok hayvanın bulunduğu barınaklar, ahırlar, çiftlikler vb. yerlere geniş zaman ayırmaları gerekiyor.
Peki bu durum bu kadar önemliyken veteriner hekimlerin gördüğü bir ders var mı?
Maalesef hiç bir veteriner fakültesinde bu konuyla ilgili bir ders yok. Sadece etholoji dersleri var. Etholoji dersleri de hayvanların olağan davranışlarını, tepkilerini anlatan çok önemli bir ders. Ama psikoloji ayrı bir branş. Avrupa�da bu konuyla ilgili enstitüler var. Biz de bu dersin fakültelerde yer alması için zamanında çok çaba gösterdik ama çeşitli nedenlerle fazla başarılı olduğumuz söylenemez.
Şimdiye kadar iki kitap çıkardınız? Üçüncü kitap olacak mı?
Tamamlanmış olan, davranış sorunlarının çözümü üzerine oldukça detaylı bir çalışmam var, sanırım yakında piyasada olacak. Kedi psikolojisiyle ilgili ve psikolojik olmayan diğer hastalıklarla ilgili bir çalışmalarım devam ediyor.
Bizi bilgileriyle aydınlatan Prof. Dr. Tamer DODURKA'ya ve forumtr.com'a teşekkür ederim.
Etiketler: söyleşiler
köpekler hakkında genel bilgiler
GENEL BİLGİLER
| Vücut Isısı | 38-39 0C |
| Solunum Sayısı | 10-40 / Dakika |
| Nabız Sayısı | 60-160 / Dakika (Yetişkin) 200-220 / Dakika (Yavru) |
| Diş Sayısı | 42 (Yetişkin) |
| İlk Süt Dişi Çıkışı | 4-5 Haftalık |
| Diş Değişim Yaşı | 4 Aylık (Diş Değişim Yaşı Irklara Göre Değişim Gösterebilir. Ortalama 4 Aylıkken Başlayan Değişim 6 Aylık Olduklarında Tamamlanır.) |
| Kızgınlık Süresi | 6 Ayda Bir 21 Gün |
| Ergenlik Yaşı | 7 – 12 Ay |
| Gebe Kalma Dönemi | Kızgınlığın 9-13 Günleri Arası(östrüsün 3 günü ve çift tohumlama 1 gün arayla) |
| İlk Çiftleşme Yaşı | 18 Aylık |
| Gebelik Süresi | Ortalama 65 Gün (58-72 Gün) |
| Doğumdaki Yavru Sayısı | 1 – 14 |
| Gözler | Parlak Ve Canlı |
| Ağız Ve Dil | Pembe Renkte |
| Burun | Nemli |
| Kalori İhtiyacı | Küçük Irk (2Kg-10Kg)--200 Kcal – 750 Kcal /Günlük Orta Boy Irk (10Kg–25Kg)--800 Kcal – 1500 Kcal /Günlük Büyük Irk (26Kg–40Kg)--1600 Kcal – 2100 Kcal/Günlük |
| Tüy Değiştirme | Senede 2 Kez |
Etiketler: değerli bilgiler
28 Aralık 2007 Cuma
mükemmel video
Etiketler: videolar
27 Aralık 2007 Perşembe
Yorkshire Terrier
Neler Yapar?
Bütün dünyada insana eşlik eden bir köpek olarak çok popülerdir. Bu durumu olağanüstü güzelliğine ve sevimliliğine borçludur. Ancak terrier kanı taşıdığı unutulmamalıdır.
Evin dışında olmayı sever, buna rağmen apartman hayatından da hoşlanır. Kış aylarında soğuktan etkilendiği için, dışarı çıkarken yün bir ceket giydirilmelidir.
Kökeni
İngiltere’nin Yorkshire bölgesindeki madenciler tarafından geçen yüzyılda maden tünellerini işgal eden korkunç fareleri yakalaması için geliştirildi. Skye terrieri, siyah-kahverengi oyuncak terrier, Dandie Dinmont ve Maltalı cinsler, bu köpeğin oluşumuna katkıda bulunmuşlardır.
Günümüzdeki standardının gerektirdiği özellikler ilk kez 1870’de bir köpek gösterisinde sergilendi.
Dişiler zor doğum yapar. Dolayısıyla doğum sırasında veteriner gözetimi gerekir. Yavrular doğduklarında siyah renklidir. Tüylerinin rengi ancak bir yıl sonra standardına uygun hale gelir.
Etiketler: köpek ırkları, Y
Whippet
Neler Yapar?
Kısa mesafeli yarışlarda kullanılır. Saatte 60 km. hızla koşabilir. Mükemmel karakteri sayesinde insana eşlik edebilir, gerektiğinde dikkatli bekçi köpeği olarak da eğitilebilir. Narin görünüşüne rağmen hastalıklara karşı dirençlidir ve uzun ömürlüdür.
Kökeni
19. yüzyıl sonunda greyhound, İtalyan tazısı ve terrier cinsi köpeklerin çiftleştirilmesiyle geliştirildi. İsmi hızlı hareket etmek anlamına gelen “whip it” sözcüklerinden gelir.
Etiketler: köpek ırkları, W
West Highland White Terrier
Neler Yapar?
Pek çok terrier gibi avındaki hayvanları yakalayabilen bir cinstir. Bu rolde ne kadar kararlı ve amansız olduğunu kanıtlamıştır.
Ancak günümüzde bu sempatik, küçük, hareketli köpek çok değerli ve aranan bir aile dostu haline gelmiştir. Bir apartmanda rahatlıkla yaşayabilir, ama özgürlük duygusunu sevdiği unutulmamalıdır. Bir terastan ya da küçük bir avludan hoşlanır.
Kökeni
19. Yüzyıl'ın ortasında, İngiltere'nin Argyll bölgesinde yaşayan bir cins terrier yetiştiricisi kendi köpeklerinin arasında bazı beyaz yavrular buldu. Bu köpekler seçildi ve West Highland White Terrier elde etmek amacıyla çiftleştirildi.
Etiketler: köpek ırkları, W
Welsh Springer Spaniel
Neler Yapar?
En zor arazilerde avlanmaya uyum sağlar ve avı getirme konusunda yeteneklidir. Her türlü kötü hava koşuluna dirençlidir. “Daima neşeli” olduğu söylenir. çok soğuk havalardan korkmaz ve yorgunluk belirtisi göstermeden saatlerce çalışabilir.
Av alanından çok fazla uzaklaşma eğilimindedir. Bu nedenle altı aylıkken bu konuda sürekli eğitilmelidir.
Kökeni
özellikle av için spaniel stock cinsinden türetilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, W
Wirehaired Pointing Griffon
Neler Yapar?
Olağanüstü gelişmiş bir koku alma duyusu vardır. Avda özellikle, bıldırcın ve yaban tavşanı avında çok coşkuludur.
Kökeni
Hollandalı köpek yetiştiricisi E.K. Korthals tarafından samur tazısı, setter, pointer ve spaniel cinsi köpeklerin çiftleştirilmesiyle 1870 ve 1873 yılları arasında geliştirildi.
Etiketler: köpek ırkları, W
Westphalia Basseti
Neler Yapar?
Tazı ve basetin avcılık yeteneklerini kendi kişiliğinde birleştirmiştir. İz sürer, avcıyı uyarır, inlere girebilir. Güzel görünüşünün yanı sıra taşıdığı melankolik ama aynı zamanda canlı ifade onu insana arkadaşlık eden bir köpek olarak popüler hale getirmiştir. çok az bilinen bir cinstir. Bu nedenle köpek gösterilerinde pek görülmez.
Kökeni
Alman tazıları ve bassetlerinin çiftleştirlmesiyle üretilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, W
Welsh Terrier
Tüylerinin sık sık fırçalanması gerekir, yılda iki kez de kırpılmalıdır.
Neler Yapar?
Ağıl ve inlerde avcı olarak kullanılır. Tazılarla birlikte sürülerin korunmasında da kullanılır.
Günümüzde sadece insana eşlik eden köpek olarak kullanılır. Apartman hayatına çok iyi uyum sağlar, aynı zamanda iyi bir bekçi köpeğidir. Efendisine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı biraz ürkektir.
Kökeni
Bu cins 1700'lerde üretilmesine karşın ilk kez 1885'te resmi olarak tanıtıldı. Ancak bir süre Kırmızı Wire Fox Terrier olarak anılmıştır.
Etiketler: köpek ırkları, W
Weimaraner
Neler Yapar?
çok dayanıklıdır. İyi koku alır ve çalışkandır. Her türlü avda kullanılabilir.
Kökeni
Geçmişi yüzyıllar öncesine uzanır. 1600’lerin başında yapılan bir Van Dyck tablosunda görülmektedir. Kökeni hakkında çeşitli teoriler vardır. Albinizme yakalanmış eski bir Alman av köpeğinden türediğini söyleyenler vardır. Bazıları da Alman tazısı Braken’den geldiğini iddia ederler. Bazıları ise Weimer Grand Dükü Karl August’un normal bir pointer ile sarı bir pointeri çiftleştirerek bu cinsi elde ettiğini öne sürerler.
Etiketler: köpek ırkları, W
Vizsla
Neler Yapar?
Her türlü ava uyum sağlayabilir. Olağanüstü bir koku alma duyusu vardır. Her türlü arazide, hatta bataklıklarda bile avı sahibine getirir. Yerlisi olduğu Macaristan’ın dışında da tanınır ve değer verilir.
Kökeni
Muhtemelen çok eski cinslerden türetilmiştir. Bu cinsler Transilvanya tazısı ve Türk sarı köpeğidir. Yakın zamanlarda kısa tüylü Alman pointerinin ve normal pointerin kanı bu cinsin kanına karıştırılmıştır.
Kahverengi kusur olarak kabul edilir.
Etiketler: köpek ırkları, V
Valee Çoban Köpeği
Neler Yapar?
özgün bir sürü köpeğidir. Günümüzde, canlılığı, iyi huyluluğu sayesinde insan dostu olarak değerlendirilir. Gerektiğinde kişileri ya da belli bir mülkü savunmak için iyi bir bekçi köpeğinin bütün yeteneklerine sahiptir.
Kökeni
Valee çoban Köpeği, Fenikelilerin getirdiği çoban köpeklerinden Bergamasco gibi türetilen bir gruba dahildir.
Etiketler: köpek ırkları, V
Tyrolean Tazısı
Neler Yapar
Kaslı, son derece hızlı, koku alma duyusu çok gelişmiş olan bu köpek içinde bulunduğu ortama gayet iyi uyar. İz sürmede ya da avcılıkta kullanılabilir. Orta büyüklükte olduğu için av sahasına kolayca taşınabilir.
Kökeni
Eski Avustralya tazılarından türetilen bu cins Tyrol dağlarının karları üzerinde ve güneşinin altında avlanmak için özel olarak geliştirilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, T
Tüysüz Collie
Neler Yapar?
Tüysüz Collie, neredeyse sadece Büyük Britanya'da görülür ve burada apartman hayatına uyumlu ve insana eşlik eden köpek olarak bilinir. Ne var ki aristokratik bir güzelliğe sahip olan Collie (Tüylü Collie) daima Tüysüz Collie'den daha popüler olmuştur.
Kökeni
Collie (Tüylü Collie) ile yakın akrabalığı olan bu cins, muhtemelen koyunlarını pazara götüren bir hayvan tüccarının köpeği olarak ortaya çıktı.
Etiketler: köpek ırkları, T
Trigg Tazısı
Neler Yapar?
Av için özellikle yetiştirilmiş bir köpektir. İyi bir avcıdır. Dayanıklıdır ve iyi koku alır. Koklayarak iz sürer.
Kökeni
Bu cins Walker Tazısı ve İrlanda tazılarını kullanan Albay Hayden Trigg tarafından Kentucky'de geliştirilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, T
Tibetli Spaniel
Neler Yapar?
Mükemmel bir aile köpeğidir. Bağımsız tabiatlıdır ve iyi bir bekçidir. İyi huyludur.
Kökeni
Tibet’te geliştirildi. Damarlarında Pekinli, pug ve Japon spanieli (Chin) cinsi köpeklerin kanını taşıdığı düşünülür.
Etiketler: köpek ırkları, T
Tibet Terrieri
Neler Yapar?
İnsana eşlik eden bir köpek olarak kabul edilir. Boğuk bir sesle başlayan, giderek yükselen bir siren sesi halini alan havlaması ona mükemmel bir bekçi köpeği özelliği kazandırır.
Kökeni
Shin-Tzu'dan Lhaza Apso'ya, ondan Tibet Spanyel'ine kadar bütün öteki Tibet cinslerinin gelişmesine katkıda bulunmuş, kökü çok eskilere dayanan bir cinstir.
Etiketler: köpek ırkları, T
Türk Tazısı
Oldukça keskin bir göze ve koklama duyusuna sahiptir. Gözleri parlak ve kahve renklidir. Vücut örtüsünün rengi oldukça farklı ve vücut ölçüsü çok ince, so---güg---a karşı direnci düşük, baş yapısı ince, uzun narin bir ırktır. Türk Tazısı'nın ayakları uzun, tüyleri kısa, kuyruğu ince ve tüysüz, boyun uzun, göğüs derin ve karnı çekiktir.
Neler Yapar?
Sakin mizaçlıdır. Avda son derece başarılı bir izsürücü ve avın yerini işaret edendir. Post rengi her renkte olabilir. Türk Tazısı, daha çok bıldırcın, keklik, tavşan ve tilki avının yapıldığı, Orta ve Güney Anadolu'nun sulak yörelerinde bulunur. Soğuk mevsimlerde üşümesin diye, sırtına çul veya örtü sarılır.
Tarihçesi
Türkiye köpek ırkları içinde sayıca en az olanı olmasına rağmen, hakkında en fazla tarihi doküman olan ırk Türk Tazısı'dır. 16. yüzyıldan kalma bir minyatürde, Kanuni Sultan Süleyman'ın bir şehzadesi, bir tazı ile avlanırken resmedilmiştir. Türk tazısının, Kırgız Tazısı'ndan geldiği, bunun da Orta Asya'dan Anadolu'ya yapılan göçler sırasında, Türkler tarafından getirildiği iddia edilmektedir. Günümüz tazılarından İran Saluki Tazısı'na benzemektedir fakat ondan daha iridir.
Türk Tazısının yurtdışına çıkarılmasında Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığının izni aranır.
Etiketler: köpek ırkları, T
Tosa
Neler Yapar?
Kariyerine savaş köpeği olarak başlamış, daha sonra bekçi köpeği ve muhafızlık yapmıştır. Kavgacı, ama sabırlı bir köpektir. Aile içinde ve insana eşlik eden bir köpek olarak başarılıdır. Yalnız, yabancılara karşı kuşkucu ve saldırgan davranabilir.
Kökeni
1868-1912 yılları arasında Köchi (yerel bir Japon köpek cinsi), Bull Terrier, Bulldog, Büyük Dane ve Saint Bernard'ın çiftleştirilmesiyle geliştirilmiş modern bir cinstir.
Etiketler: köpek ırkları, T
Tibetli Mastiff
Tibet'te kalan tek tük birkaç örnek, vahşi ve saldırgandır. Davranışı önceden kestirilemez ve çok zor eğitilir. Ancak, İngilizlerin ürettikleri köpekler itaatkar ve efendisine bağlı köpeklerdir.
Neler Yapar?
Tibet mastiffi başarılı bir çoban köpeğidir, sürüye yaklaşan kurtlara ve leoparlara karşı amansız davranır. Gerek köylerde gerek ıssız yerlerdeki evlerde mükemmel bir muhafızdır. Uygar ortamda yaşayabilmesi için, en azından barınabileceği geniş bir avlu gerekir.
Kökeni
Dünyanın her yerindeki molossuslar ve mastifflerin kaynağını oluşturan meşhur Tibet köpeklerinden türetilmişlerdir. İngilizler, bu cinsin artık Doğu'da kaybolmuş olan mükemmel bir örneğini yetiştirmişlerdir.
Etiketler: köpek ırkları, T
Tatra Çoban Köpeği
Neler Yapar?
Tatra, dağlık bölgelerde dikkat çekici bir çoban köpeğidir. Uzun ve şiddetli kış aylarını hastalanmadan geçirir. Son yıllarda Polonya'nın Tatra bölgesinde turizm gelişmiş ve otlaklar ikinci plana düşmüştür. Bu nedenle Tatra çoban Köpeği, kişisel korunma ev ve fabrikalarda bekçi köpeği olarak kullanılmaktadır.
Kökeni
Valee çoban Köpeği gibi Tatra da, Fenikelilerin Avrupa'ya getirdiği Bergamasco'dan türetilen gruba mensuptur.
Etiketler: köpek ırkları, T
Sussex Spanieli
Neler Yapar?
Av alanında sürekli havlar. Canlı ve kendine özgü bir yürüyüşü vardır. özellikle ormanlık bölgelerde ava uygundur ve küçük avları getirir. İnsana eşlik etme bakımından da iyidir.
Tüylerinin altın kırmızısı rengi özellikle gün batımında ağaçların ve avın rengiyle karışır. Bu yüzden avcının ateş ederken dikkatli olması gerekir. Bu cinsin fazla yaygın olmamasının nedeni belki de budur.
Kökeni
1800’lerde İngiltere’nin Sussex bölgesinde geliştirildi. Bir cins olarak 1885’de kabul edildi.
Etiketler: köpek ırkları, S
Steinbracke
Neler Yapar
özellikle yabani tavşan avında iyidir, ancak büyük avlara karşı kendisini sakınır.
Kökeni
Almanya’da geliştirilmiştir. Başka yerlerde pek bilinmez.
Etiketler: köpek ırkları, S
Staffordshire Bull Terrier
Neler Yapar?
Köpek dövüşlerinde kullanılırdı. Daha sonra, on yıllar boyunca unutuldu. 20. Yüzyıl'da Amerikalı köpek severlerin dikkatini çekti. Amerika Birleşik Devletleri'nde Avrupa'da belirlenen standartlara göre biraz daha iridir.
Kökeni
Bu cins 19. Yüzyıl'da İngiltere'nin Staffordshire bölgesinde yetiştirildi. Bulldog'un çeşitli terrierlerle çiftleştirilmesiyle elde edildi.
Uzun bir unutuluş döneminden sonra 1935'de köpek gösterilerine yeniden döndü.
Etiketler: köpek ırkları, S
Sokö (Sokak Köpeği)
Neler Yapar?
Sokaklar sadece biz insanlara ait değil. Toplumsal hayatta caddeleri, yürüdüğümüz sokakları, canlı cansız pek çok varlık ile paylaşırız. Sokakları paylaştığımız canlılardan biri de sokak köpekleri.
Adı üstünde, sokak köpekleri sokağa ait. Dünyamızda sahipsiz bir şey olmadığı için, sokak köpeklerine de sokaklar sahiplik ediyor. İnsan sahipli hemcinslerinden daha özgür sokak köpekleri.
Bir isim kaydına girmemekle beraber, kendi toplumsal hayatları, hatta düzenleri var. İnsanların verdiği bir adı olan köpeğe köpek demek her zaman uygun düşmez. Fino, karabaş, kaplan, cesur ve benzeri demek gerekir. Oysa sokak köpeği, her yerde ve her zaman, adıyla ve sanıyla kendisidir, sadece köpektir, köpek bilinir.
Köpek, kimi insanların konuşma dilinde, hatta yazılarda, birbirine aşağılama benzetmesinde kullanılır. Niçin?
Özgürlüğü kıskanıldığı için mi? Tasma takmadığı için mi? Sokağa çıkma yasaklarına uymadığı için mi? Makam mevki ve ünvan sahiplerini görmezden gelip selam durmadığı için mi? Nüfus sayımına gelmediği, nüfus cüzdanı taşımadığı ve ehliyet almadığı için mi? Diploma, makam mevki, servet saman peşinde koşmadığı için mi? Sokakta doğurup, ilaç kullanmadığı için mi? Nüfus planlamasına uymadığı ve kontrol hapını yutmadığı için mi?
Sokak köpekleri, zaman zaman insan ilgisine uğradıkça inlemiş; başına buyruk diye, bizim tarihimizde, İstanbul'da sürgünlere uğramış.
Dünya tarihinde, köpeğin totemleştirilip heykelinin tapınaklara konduğunu okuyoruz. Kurt cinsinden evcilleştirildiği söylenen köpeğin, en eski evcilleştirilme bölgesi, Eski Mısır. Eski Mısırlılar köpeği kutsal saymış ve mumyalamış. Oniki hayvan adı bulunan Eski Orta Asya Türk Takvimi'nde, yıllardan birinin adı, it, yani köpek.
Dede Korkut kitabında köpek, dost ve kılavuz.
Dinler tarihinde, Roma dönemine rastlayan yedi uyurlar olayında, Kıtmır ismindeki köpek meşhurdur.
Sokak köpekleri de yaşam derdinde; ya zehirleniyor ya da kafeslere tıkılıyorlar. Yeni yasanın 'Kısırlaştır, aşıla, küpele, bırak' maddesi henüz hayata tam anlamıyla geçirilemedi. Onlara sahip çıkanlar ise çoğu zaman gönüllüler ve iyi kalpliler.
Tarihçesi
İstanbul'un sokak köpeklerinin de bir tarihi var. Osmanlı İmparatorluğu'nda dokunulmazlıkları olan sokak köpekleri kartpostalların değişmez figürleriydiler. 1865'te toplatılıp Hayırsız Ada'ya gönderilen köpekler, büyük bir İstanbul yangını çıkması üzerine geri getirildiler.
"Hayatımda hiç bu kadar mahzun bakışlı ve kalbi kırık sokak köpekleri görmedim." (Mark Twain, İstanbul ziyareti, 1867 Ümit Sinan Topçuoğlu'nun kitabından.)
Topçuoğlu'nun bulgularına göre köpeklerin İstanbul'a Türklerle geldiği kabul ediliyor. Bizans'ta kedi hakimiyeti varmış. Eski çağlarda İstanbullular'ın kafasında şöyle bir inanış yer ediyor:
"Köpekler bu şehirden giderse, Türkler de gider!"
19. Yüzyıl sonuna kadar köpekler İstanbul'un yaşayan simgeleri olarak kabul ediliyor. Eski İstanbul kartpostallarındaki köpekli fotoğrafların fazlalığı bunun kanıtı olarak gösteriliyor.
Köpek katliamları Batılılaşma hareketleriyle birlikte başlıyor.
Köpek Toplama Harekatı
İstanbul'da köpeklerin başı ilk kez bir İngiliz turist yüzünden belaya giriyor. Galata'da gece yarısı bastonuyla köpeklerden korunmak isteyen yabancı, köpeklerin hücumuna uğruyor. Kaçarken yüksek bir duvardan düşüp ölüyor. Majestelerinin hükümeti Osmanlı'ya ültimatom veriyor. Sultan 2. Mahmut da kararını açıklıyor.
"Sokak köpekleri tez elden toplana, teknelere konula ve Hayırsız Ada'ya bırakıla..."
Operasyon başlıyor. Halk, köpekleri bırakın diye haykırıyor. Yeniçeri Ocağı'nı dağıtan 2. Mahmut kararını geri alıyor.
İkinci büyük köpek toplama harekatı Sultan Abdülaziz devrinde yaşanıyor. Köpekler toplanıyor, teknelere konulup Hayırsız Ada'ya bırakılıyor. Bu operasyonla eş zamanlı olarak 1865 eylülünde büyük İstanbul yangınlarından biri başlamasın mı? Beyazıt'tan Gedikpaşa'ya kadar evler konaklar kömür oluyor. Halk anında bu felaketin gerekçesini buluyor:
-Köpekleri topladınız, Allah da cezanızı verdi! Köpekler olsaydı önceden haber verirlerdi.
Tekneler yeniden Hayırsız Ada'ya gidiyor, köpekleri yükleyip İstanbul'a geri getiriyor.
Köpek dostu Abdülhamit
Padişah 2. Abdülhamit döneminde İstanbul köpekleri en rahat dönemlerini yaşıyorlar. Köpeklerle uğraşmıyor, kuduzla uğraşıyor. Fransa'ya Pastör Enstitüsü'ne heyet göndererek, 10 bin altın bağışlıyor. Dünyadaki üçüncü Kuduz Enstitüsü'nü İstanbul'da kurulmasını sağlıyor.
Bu dönemde Mavroyani Paşa'nın araştırması "Sokak Köpekleri" ismiyle kitap haline geliyor. Paşa o tarihlerde kuduz vakası görülmemesini şöyle açıklıyor:
"Serbest çiftleşme, sokak köpeklerinde doğal aşı yerine geçiyor!"
Hürriyet geliyor, zürriyet gidiyor
1908'de Abdülhamit devriliyor. Memlekete "hürriyet" geliyor. Abdülhamit'in bütün değerleriyle birlikte sokak köpekleri de yeni rejimin hışmına uğruyor. Talat Paşa'nın Dahiliye Nazırı olarak görev yaptığı 1910'da İstanbul'un tarihindeki en büyük köpek itlaf kampanyası başlatılıyor. Köpek toplama ekipleri özel dev kerpetenlerle hayvanları neresinden yakalarlarsa orasından tutuyorlar. Yine özel köpek toplama arabaları aracılığıyla Tophane'ye getiriliyorlar. Oradan da Hayırsız Ada'ya sürgün ediliyorlar. Bu sefer kesin gidiş yapılıyor. Bir daha geri dönmüyorlar.
İstanbul'a gelen Sem isimli bir Fransız çizer, Hayırsız Ada'ya gidip köpekleri görüyor. Köpekler Adası başlıklı yazısı Fransa'da Le Journal adlı dergide yayınlanıyor.
Servet-i Fünun adlı dergide "Karabatak" takma adlı bir yazarın kaleminden ve onun fotoğraflarından bu dram Türk basınına da yansıtılıyor.
Fakat o yıllarda halktaki köpek sevgisi yüzünden sürgün köpeklere her gün sandalla yiyecek gönderiliyor. Başlarına da iki personel atanıyor.
O yıllarda köpekleri seven halk sürgün köpeklere her gün sandalla yiyecek götürüyor. Ancak her geçen gün modern yaşamda bu zavallı hayvanlara uygulanan vahşet artıyor. İstanbul Belediye Başkanlarından Cemil Topuzlu anılarında "30 bin köpek öldürttüğünü" iftiharla anlatıyor. "AIDS Allah'ın eşcinsellere verdiği cezadır." diyebilen Bedrettin Dalan 1987 yılında Milliyet Gazetesi'ne verdiği ilanla "25 adet komple köpek itlaf aracı satın alacağını" açıklıyor.
Sokak köpekleri hep gündemdedir. Daima onlardan hiç hoşlanmayan kesim vardır.
Sokak köpeklerinin hiçbiri kaldırıma pislemez, mutlaka bir ağaç, çalı dibi bulurlar ve sonradan kendi pisliklerini örterler.
Son günlerde, hayvan hakları, sokak köpekleri ve kuduz hastalığı, birbirini çağrıştıran kavramlar haline geldi.
Hayvan haklarının korunması, toplumlar için bir çeşit uygarlık göstergesidir. Sokaklarda başıboş köpeklerin dolaşması, kuduz hastalığının insan sağlığını tehdit etmesi ise gelişmekte olan toplulukların önemli bir sorunudur.
Kuduz hastalığı yalnız köpeklere has değildir. Bu konuda köpeklere haksızlık edildiği söylenebilir. Hastalık, insan dahil tüm memeli hayvanlarda görülür. Yabani memeli hayvanlar ve sokak köpekleri gereği kadar korunamadıkları için hastalığa karşı risk taşırlar.
Kuduz hastalığı ile ilgili olarak bilinenler şöyle özetlenebilir. Etken, bir virüs'tür. Bu virüs, hasta hayvanın sinir sistemine özellikle beynine yerleşir. Hastalığın bulaşması, hasta olanın diğerini ısırması ve tükürükte bulunan etkenlerin yaraya bulaşması ile olur.
Hastalığın tedavisi yoktur. Aşı ile korunma sağlanır. Hasta, kasılarak, korku içerisinde ve acı çekerek ölür. Kuduz hastalığı, gerekli önlemler alınmadan göz ardı edilecek küçük bir olay değildir. önlem alınan ülkelerde "kuduz", sorun olmaktan çıkmıştır.
İnsanlar "homo sapiens" ve köpekler "canis familiaris" arasındaki yakın ilişki çok eskillere gider. Kaynaklara göre insan, günümüzden on bin yıl kadar önce hayvanları evciltme aşamasına gelmiştir. Evcilleşen ilk hayvan türü köpektir. Evcil köpek, insanın en eski ve en sadık dostudur.
Ticari amaçla yapılan yığınsal köpek üretimi, tüm ülkelerde köpek sayısının artmasına yol açmıştır. Genişleyen pazarlama ağının da yardımı ile pek çok kişi, hiç fedakarlık yapmadan, kolayca köpek sahibi olmaktadır. Sonuçta sorumsuz köpek sahiplerinin sayısı artmış, sokak köpekleri sorunu ortaya çıkmıştır. Sokak köpekleri, özellikle çöp toplama sorununu çözememiş yerleşim merkezlerinde ve çevresinde, başıboş, sağlıksız, aç ve perişan dolaşan, kendi aralarında üreyip ---cög---alan sahipsiz hayvanlardır.
Sokak köpeği sorununun her ülkede çeşitli boyutlarda var olduğu söylenebilir. Ancak bu işin kontrolünü elde tutan ülkeler başarıyı, eğitim yaparak ve yasalar düzenleyerek elde etmiştir. Bu eğitim ve yasaların ana fikri, UNESCO tarafından 15 Ekim 1978 tarihinde Paris'te yayınlanmış on dört maddelik "hayvan hakları evrensel bildirisi" içerisinde bulunmaktadır.
İşte söz konusu bildiriden birkaç madde:
Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğar ve aynı var olma hakkına sahiptir (1. madde).
Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir tür hayvan olan insan, öbür hayvanları yok edemez, haklarını ---cıg---neyerek onları sömüremez, bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların, insanlarca gözetilme, bakılma ve korunma hakkı vardır (2. madde).
Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, onlara karşı acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa bu, bir anda acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır (3. madde).
İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar, doğal ömür uzunluklarına uygun sürede yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek, acımasız ve aşağılık bir davranıştır (6. madde).
Hayvanların korunmasını ve refahını savunan örgütler hükümet düzeyinde temsil edilmelidir (14. Madde)...
Farklı ülkelerde köpekler konusunda çıkarılan yasa ve yönetmelikler vardır.
Pek çok ülkede köpeklerin tasma numarası veya tetavür (dövme) ile kalıcı olarak işaretlenmesi, vesikalanması ve hayvanın çevrede başıboş bırakılmaması yasa gereğidir. Sorun karşısında hayvan sahibine, trafik suçlarında olduğu gibi para cezası verilmektedir. Amerika, Almanya ve Fransa bu uygulamanın öncülüğünü yapan ülkelerdir.
Kısırlaştırma kliniklerinin açılması ve kısırlaştırılmayan köpeklerden alınan vesika ücretinin yüksek tutulması, gereksiz üretimin kontrol edilmesini amaçlamaktadır. Köpeklerin kuduz hastalığına karşı gereği gibi aşılanmaları da pek çok ülkede yasa gereğidir.
Kısırlaştıma kliniklerinden ve vesika ücretlerinden sağlanan gelir, halk eğitimi için kaynak oluşturmaktadır.
Köpek çalmak, terk etmek, zehir veya silahla öldürmek pek çok ülkede ağır ceza gerektiren suçlardır.
Hasta, yaralı, yaşlı, istenmeyen ya da evsiz köpeklerin yok edilmesi (euthanasia) ancak dikkatli incelemelerden sonra, hayvan korkutulmadan ve uyutularak yapılabilmektedir. Hayvanların son dakikalarının acısız, korkusuz ve hoş geçmesi için özen gösterme konusunda hayvan uyutan görevlilerin eğitilmeleri, bazı ülkelerde yasa gereğidir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Slovak Tchouvatch
Bu cins görünümü bakımından Macar Kuvasz'a çok benzer, fakat ikisi ayrı köpeklerdir, karıştırılmamalıdır.
Neler Yapar?
Bu köpekler belirli bir mülkün yanısıra, hayvanları ve sürüleri korumak için kullanılır. özellikle dağlık Tatra ve Karpatya bölgelerinde ve buna benzer coğrafi şartlar gösteren bölgelerde çok değerlidir. Buradalarda her türlü hava şartlarına karşı dayanıklı olduklarını ispatlamışlardır.
Kökeni
Bu cins yüzyıllardır çekoslovakya dağlarında geliştirilmiştir. Bruno Veterinerlik Okulu'nun çalışmaları sayesinde karakteristik özellikleri sabitleştirilmiş ve 1964 yılında belirli bir standart tutturulmuştur.
Etiketler: köpek ırkları, S
Siyah ve Açık Kahverengi Rakun Tazısı
Neler Yapar?
İş yapan bir köpektir. İsminden de anlaşılacağı gibi rakun avında uzmandır. Ancak erkek geyik, ayı ve keselisıçan avına da uyum sağlar. En zor arazilerde kullanılabilir. Sıcağa olduğu kadar çok soğuk kış aylarına da dayanabilir. Hırçın ve sinirli olanlar, bu özelliklerinden ötürü sergilerde diskalifiye edilebilir.
Kökeni
Bloodhound ve tilki tazısından türetilen bu cins Birleşik Devletler’de geliştirildi, siyah ve sarımsı kahverengi bir renge sahip oldu. 1945’den beri de bir cins olarak kabul edilmektedir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Sibirya Kurdu (Husky)
Neler Yapar?
Hafif olduğu için hızlı koşabilir ve bu özelliği nedeniyle kızak yarışlarında kullanılır. özellikle Kanada'da ve ABD'nin kuzeyinde popüler bir cinstir.
Kökeni
Sibirya'nın yerlisi olan Sibirya Kurdu, 1909'da Alaska'ya getirildi. Buradan tüm dünyaya yayılmıştır.
Etiketler: köpek ırkları, S
Shiba Inu
Neler Yapar?
Bu sevimli ve değerli insan dostu, küçük hayvanların avında ve belirli bir mülkün bekçiliğinde de kullanılır. Koklayarak iz sürer.
Kökeni
Muhtemelen chow chow ve Kyüshü kanı taşıyan çok eski bir cinstir. İki yüzyıl kadar önce çin’den Japonya’ya getirilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Sealyham Terrier
Neler Yapar?
Yıllarca hayvanların ağıllarına ve inlerine girebilen mükemmel bir avcı oldu. Tilki, su samuru, porsuk, kokarca avcısı olarak kullanıldı.
Güzel ve insanı eğlendiren görünüşü, gülünç sakalı ve iyi huyluluğu sayesinde, öteki terrierlerin ---cög---u gibi Sealyham Terrieri de, esas olarka insana arkadaşlık eden köpek olarak anılır.
Kökeni
19. Yüzyıl'ın ortalarında Kaptan John Edwards tarafından Tazı, Dandie Dinmont, Flanders Basseti, Corgi, West Highland Terrieri ve Fire Fox Terrierlerin çiftleştirilmesiyle geliştirildi. Resmi olarak 1910'da bir cins olarak kabul edilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Sanshu
Sanshu'nun daha küçük bir türü daha vardır, standart Sanshu'dan yaklaşık olarak 10 cm. daha küçüktür.
Neler Yapar?
Atası Aichi, daima av ve muhafız köpeği olarak kullanılırdı. Sanshu da mükemmel bir muhafızdır. Bu becerinin yanısıra insana arkadaşlık da eder. Bu özellikleriyle, son zamanlarda Japonya dışında da çok aranan bir köpek olmuştur.
Kökeni
Modern bir cinstir. 1912'de çok eski çağlardan gelen Japon köpeği Aichi ve çinli Chow Chow'un çiftleştirilmesiyle elde edilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Saluki
Neler Yapar?
Yerlisi olduğu İran’da ceylan avında kullanılır. Günümüzde bekçi köpeği olarak değerlidir (işitme duyusu çok gelişmiştir). Zarif, temiz, iyi huylu bir köpek olarak insana eşlik eder.
Kökeni
Muhtemelen Mısırlı ve Asyalı greyhoundların çiftleştirilmesinin meyvesidir. İsmi eski bir Arap kenti olan Salug’dan gelir. Allah’ın armağanı demektir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Styrian Dağ Tazısı
Neler Yapar?
Styria Tazısı, Avusturya’nın Alp iklimi özelliklerini taşıyan, kışları sert geçen bir bölgesidir. Ancak bu kaslı, yorulmak bilmez tazı so---güg---a dirençlidir ve kayalık arazilere uyum sağlayabilir. Dağlık bölgelere ve kayalık arazilere son derece uygun bir yapısı vardır. Kas yapısı güçlüdür.
Zekası, duyarlılığı ve gelişmiş koku alma duyusu nedeniyle Alman ve Yugoslav avcılar için çok değerlidir. Küçük avları da arayıp bulabilir.
Kökeni
Hanover tazısı ile tel tüylü styrian tazısının çifleşmesiyle elde edilmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Standart Schnauzer
Neler Yapar?
Standart Schnauzer, 18. yüzyılda nakliye köpeği ve ahırlarda gözcü olarak kullanıldı. Bir miktar terrier kanı taşıdığı için kemirgen avında da kullanıldı.
Günümüzde bekçi köpeği ve muhafız olarak da kullanılır. Ama daha önemlisi çok sevimli, canlı, sadık ve zeki bir arkadaştır.
Kökeni
Bavyera, Almanya'dan gelir. Ancak hangi tarihte ortaya çıktığı tam bilinmemektedir. İsmi, Almanca Schnauze (burun) sözcüğünden gelir.
Etiketler: köpek ırkları, S
St. Bernard (Saint Bernard)
Saint Bernard'ın uzun tüylerini geniş dişli bir tarakla sık sık taramak ve sert bir fırçayla fırçalamak gerekir. Bir avluda yaşıyorsa, her gün uzun yürüyüşlere çıkarılmalıdır.
Neler Yapar?
Bilindiği gibi eskiden Saint Bernard, misafirhanesinin yakınlarındaki karlarla kaplı geçitlerde kaybolan gezginleri ve dağcıları kurtarmak için kullanıldı. Günümüzde kendisinden neredeyse sadece insana eşlik etmesi için yararlanılır. Apartman hayatına uygun değildir. Bazıları hala çığ felaketlerinde kurtarma köpeği olarak eğitilmektedir.
Kökeni
Saint Bernard'ın kökeni çok eskilere uzanır. Tibet Mastiff'inden türetilmiştir. Bu durumda yaklaşık iki yüzyıl kadar önce Romalılar tarafından Alplere getirilen mastifflerle birlikte türetilmiş olmalılar.
Saint Bernard olarak ilk kez 1000 yılı civarınden Büyük Saint Bernard Geçidi'nin yakınlarındaki Saint Bernard de Menthon Misafirhanesi'nde ortaya çıktı. Ke---sıs---ler muhtemelen eski mastiff cinsi köpekleri Great Dane ve Büyük Pyrenee cinsi köpeklerle çiftleştirdiler.
Dikkatli ve sürekli bir melezleştirme sonucunda ortaya heybetli bir köpek çıktı. Bu köpeğin görüntüsü ilk kez 1350'de bir İsviçre hanedan armasının üzerinde görüldü. Kurtarma köpeği olarak kullanılması ve şöhret kazanması 17. yüzyılın ortalarında başladı. Daha sonra bütün dünyada sevilen bir köpek türü haline geldi.
Saint Bernard cinsi köpekler temel kökenleri ve karakteristik özellikleri aşağı yukarı aynı olmakla beraber kendi içlerinde iki cinse ayrılırlar. Bu farklılık en belirgin olarak tüy özelliklerinden gözlenebilir.
Kısa Tüylü Saint Bernard'ın çok kalın, kısa, parlak ve vücudunu sıkıca saran tüyleri vardır. Saint Bernard'ın tüylerinde kar tutmak gibi bir sorunu vardır, bu sorun Kısa Tüylü Saint Bernard'da görülmez.
Etiketler: köpek ırkları, S
Soft Coated Wheaten Terrier
Neler Yapar?
İrlandalılar bu köpeğin pek çok kullanıma uyum sağlayabileceğini düşünürler. Muhafız, savunma, sürü başı, hayvan inlerine girip avlanma. Apartmanlarda veya bir avluda yaşayabilirler.
Kökeni
Geniş terrierler ailesinin en genç temsilcilerindendir. Kökeni biraz daha eskiye (1700'ler) dayansa da ilk kez 1933'de tanıtıldı. İrlanda'ki Kerru yöresi dışında pek bilinmez.
Etiketler: köpek ırkları, S
Skye Terrier
Neler Yapar?
Bütün kısa bacaklı terrierler gibi in ve ağıllarda avlanmak için kullanılır. Ancak, başından ayaklarına kadar bütün vücudunu örten tüylerin güzelliği onu insana arkadaşlık eden köpek haline getirmiştir.
Kökeni
Kökeni bir gemi kazasıyla bağlantılıdır. 1600'lerin başında bir İspanyol gemisi Scottish Hebrides'teki Skye Adası'nın kayalarına çarptı. Hayatta kalanlar arasında Malta köpekleri de vardı.
Bunlar yerli terrierlerle çiftleştiler ve ortaya bu yeni, son derece eşsiz ve güzel cins çıktı.
Etiketler: köpek ırkları, S
Silky Terrier
Neler Yapar?
Küçük hayvanları inlerinde avlama ve fareleri yakalama konusunda gelişmiş içgüdülere sahip olmasına rağmen, sadece insana eşlik eden bir köpek olarak değerlidir.
Kökeni
Skye, caim ve Yorkshire terrierlerinin çiftleştirlmesiyle geliştirilen bu cins Avustralya terrierlerinin kuzenidir. Standardı ilk kez 1962’de saptandı ve 1967’de güncelleştirildi. Sidney terrieri olarak da bilinir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Shih-Tzu
Kibirli ve soylu bir havası vardır. Cesur ve dikkatlidir. Naziktir ve çocuklara karşı özenlidir. Shih-Tzu apartman yaşamı için ideal bir köpektir. Ev içinde yeteri kadar hareketli olduğundan bahçesiz bir evde bakılması problem yaratmaz. Bu ırk ısıya karşı hassastır.
Shih-Tzu normalde aktif bir köpektir, fakat izin verilirse bütün gün sevdiği noktalarda yatıp tembellik yapabilir. Formunu koruması için dışarı çıkıp hareket etmesi teşvik edilmelidir. Günlük kısa yürüyüşler yeterli olur. Kilo almaya yatkın olduğundan fazla beslenmemelidir.
Neler Yapar?
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir. Zeki ve inatçı bir karaktere sahiptir. Neşeli, dayanıklı, bazen küstah ve kibirlidir. Genellikle çocuklarla iyi anlaşmakla birlikte, sinirlendirildiğinde veya şaşırtıldığında ısırabilir.
Oyuncu, canlı bir yapısı vardır. Yabancılara çabuk ısınır ve her zaman insanlarla birlikte olmak ister. Genellikle diğer petlerle de iyi geçinir. Ev içinde tuvalet eğitiminin verilmesi biraz zaman alabilir ama Shih-Tzu kararlı ve sabırlı bir eğitime yanıt verir. İyi bekçilik yapar ve havlamayı sever. Ancak ev içinde genellikle sessizdir.
Tipik bir salon köpeğidir, ama dayanıklıdır. ömrü uzundur. On beş yıl kadar yaşayabilir. Bu ırkın, günlük en az yarım saat süren bir tüy bakımına ihtiyacı vardır. Başın üzerindeki tüyler iyi görebilmesi için genellikle bir toka yardımıyla bağlanır. Yalnız dikkat edilmesi gereken bir nokta, tüylerin çok sıkı lastik tokalarla tutturulmamasıdır. Fazla sıkı veya gereğinden uzun süre bırakılan tokalar kıl diplerinde ve deride problemlere neden olabilir.
Shih-Tzu sahiplerinin bir kısmı kürkün bakımının daha kolay olması ve daha az zaman gerektirmesi açısından tüyleri traş ettirmektedir. Kulak girişi ve gözlerin çevresi temiz ve bakımlı tutulması gereken bölgelerdir.
özellikle gözlerde hassasiyet olanlarda düzenli olarak veteriner hekimlerin tavsiye edeceği damlaların kullanılması gerekli olabilir.
Bu ırk hemen hemen hiç tüy dökmez ve yeterli bakımı yapıldığında allerji problemi olan kişiler için tavsiye edilebilir.
Tarihçesi
17. yy.da Tibet'ten yasak şehir Pekin'e getirilen muhtemelen Tibetan Lhasa Apso ırkı köpekler ile yerli Pekingese ırkı köpeklerin çaprazlanması sonucu elde edilmiştir.
çin'deki İmparatorluk döneminde Shih-Tzu oldukça popülarite kazanmıştır. çin'den Avrupa'ya ticaretin başladığı yıllarda bile satılması veya ülke dışına çıkarılması kesinlikle yasaklanmıştır. 1930 yılında İngiltere'ye ilk çift Shih-Tzu getirilmiştir. Günümüzde popüler bir pet ve show köpeği olan Shih-Tzu İngiltere'de 1946 yılında ırk olarak tanınmış, AKC tarafından ise 1969'da kayıtlara geçmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Shetland Çoban Köpeği
Shetland çoban Köpeği, şakayla karışık olarak dürbünle tersten baktığınızda gördüğünüz mükemmel bir "Collie" olarak da tanımlanır. Bu sözler, Shetland çoban Köpeği'nin uzun tüylü Collielerin mükemmel bir minyatür kopyası olduğu anlamına gelir.
Neler Yapar?
Her şeyden önce gerçekten zeki bir çobandır; hem büyük sığırları hem küçük koyunları yönetebilecek yetenektedir. Güzelliği ve zarifliği nedeniyle insana eşlik eden bir köpek haline de gelmiştir.
Kökeni
Shetland çoban Köpeği, muhtemelen İskoçya'nın Shetland Adası'na balıkçıların teknesiyle getirilen ve burada Yakkin'le çiftleştirilen Collieden türemiştir. Bu tür 1700-1800'lerde tam olarak gelişmiştir.
Etiketler: köpek ırkları, S
Schipperkee
Neler Yapar?
Bir zamanlar denizcilerin ve kunduracıların köpeği olarak bilinir, yüzecek, bekçilik yapacak ve ava çıkacak şekilde eğitilirdi. Günümüzde insana eşlik eden bir köpektir. Kayıtsız görünüşüne rağmen efendisine çok düşkündür. Hırsızlara karşı evi koruması ve çocuklarla çok iyi arkadaşlık etmesi, en iyi özellikleridir.
Kökeni
Renssens adında bir kanal teknesi kaptanı tarafından Flanders’de türetildi. İlk kez 1880’de bir köpek gösterisinde sergilendi. Daha sonra bütün dünyaya ithal edildi.
Etiketler: köpek ırkları, S
Samoyed
Tüylerinin saf beyaz olabilmesi ve düzenli banyo ihtiyacı duymaması olumlu niteliklerinden birini oluşturur. özellikle yaz aylarında parazitlerin istilası başladığında, düzenli olarak fırçalanması gerekir.
Neler Yapar?
Klasik bir kızak köpeğidir. Kızakları çok uzun mesafeler boyunca çekebilir. Mors avında, sürü bekçiliğinde ve muhafızlığında başarıyla kullanılmıştır. Arkadaş ve bekçi köpeği olarak da kendini kanıtlamıştır.
Güzelliği ve kibarlığı dünyanın her yerinde ona arkadaşlar kazandırmıştır. Mizacında sertlik yoktur, çocuklarla oynayabilen temiz bir köpektir. Tek kusuru sık sık ve yüksek sesle havlamasıdır. Hırsızlara karşı çok sert olabilir.
Kökeni
çok eski zamanlardan beri Samoyedler olarak bilinen bir avcı ve balıkçı toplulukla birlikte Sibirya'da yaşar. Yüzyıllardır kızak çeken güzel ve dayanıklı bir köpek olarak bilinir. 1889'da Kaşif Robert Scott bu cinsten pek çok köpeği İngiltere'ye getirdi. Cins burada geliştirildi ve tüm dünyaya yayıldı.
Etiketler: köpek ırkları, S







































